İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Normale dönmeye hazır değilim diyorsanız…

Bir pandemi veya doğal afet gibi toplu bir travma sonrasında ‘normale’ dönme baskısı çok zorlayıcı olabilir. Geri dönmeye hazır değilmiş gibi hissediyorsanız, bunun sorun olmadığını bilin.

Hayat bir süredir farklı olduğunda

Normale dönmek için umut ve heyecan hissedebilirken, aynı zamanda korku ve endişe duyabilirsiniz.

Stresli bir dönem sonrasında normale dönmeyi zor bulmak çok doğal! İşte insanların mücadele ettiği bazı ortak şeyler:

  • Uzun vadeli davranış değişiklikleri. İnsanlar karantina veya izolasyonda ne kadar uzun süre kalırlarsa davranışları üzerindeki etkileri de o kadar büyük olur. Örneğin, kalabalıklara girmekten kaçınmanız veya kişisel hijyen konusunda endişeleşeli olmanız normaldir.
  • Finans. Birçok insan, stresi gerçekten artırabilecek ekonomik sorunlar yaşıyor .
  • Damgalama. ‘Stigma’ başkalarının sizin hakkınızdaki olumsuz ve haksız düşünceleriyle inançlarıdır. Örneğin, COVID-19 salgını boyunca bağışıklık sistemi zayıf olan insanlar hakkında veya salgının başlangıcında yaşlılar hakkında birçok olumsuz yorum yapıldı. Bu, insanların toplumun onları umursamadığını veya önemli olmadığını hissetmelerine yol açabilir.

Karantina ve izolasyonun psikolojik etkileri üzerine yapılan araştırmalar, öfke, kaygı ve depresyon dahil olmak üzere çeşitli duyguların normal olduğunu bulmuştur

Ayrıca, davranışlarımız sosyal eğilimlerin ve virüse maruz kalma korkusunun bir sonucu olarak değişir. Uykusuzluk, bitkinlik, sinirlilik veya kaçınma yaşıyor olabilirsiniz, örneğin diğer insanlardan ve kalabalık yerlerden kaçınmak gibi.

Yalnız değilsiniz

Diğer birçok insanın sizinle aynı korkuları paylaştığını unutmayın. 

Instagram’da yapılan bir araştırmada, insanlara normale dönmeye hazır olup olmadıkları sorulduğunda % 39’u henüz hazır olmadığını belirttiği tespit edilmiştir. 

Beyniniz devam eden korku ile nasıl başa çıkıyor?

Bizim stres tepkisi dediğimz şey aslında gerçek tehlikeler karşısında beynimizin bizi güvende tutmak için verdiği tepkilerdir. 

Araştırmalar, farklı tehditlerin farklı ‘psikolojik tepkileri’ tetiklediğini göstermektedir. Yeni ve tanıdık olmayan tehditler (pandemi gibi), kaygı düzeylerimizi daha tanıdık tehditlere göre daha fazla yükseltir.

Bu, beynimizin duyguları işleyen kısmı olan amigdalamızla ilgilidir. Amigdala yeni şeyleri tespit etmede ve korkuyu işlemede rol oynar.

Yani beyniniz sizi korumaya çalışıyor! Bu yüzden ‘normale’ dönme konusunda endişeli ve stresli hissediyor olabilirsiniz.

Hayatımızda birçok şey değişti. ‘Normal’e dönmek, tam anlamıyla eskiye geri dönmek anlamına gelmez , ‘yeni normal’e uyum sağlamak anlamına gelir.

Baskı ile başa çıkma ve sınırları belirleme

‘Yeni normalde’ sizin için neyin uygun olup olmadığını seçebilirsiniz. 

İnsanların daha önce olduğu gibi hissedeceğiniz ve davranacağınız beklentisi olabilir. Onlar belki de olması gerektiğinden daha hızlı eskisi gibi olacağınızı düşünüyor olabilirler.

Bu yüzden sınırlarınızı bilmek önemlidir.

Sınırlar, iyi olduğumuz davranışlar ile iyi olmadığımız şeyler arasındaki çizgidir. Burada doğru ya da yanlış yoktur çünkü sınırlar kişiseldir.

Peki ‘normal’e dönmeyi nasıl kolaylaştırabilirim?

İşte biraz daha iyi hissetmek için yapabileceğiniz bazı şeyler:

  • Kendinize nazik olun. Duygularınızı yaşamaya hakkınız var. Normale dönen şeyler hakkında farklı duygular hissetmek sorun değildir. Siz de birer insansınız ve her zaman iyi hissetmek zorunda değilsiniz. Ancak zor zamanlar ve pandemi süreciyle ilgili yapabilecekleriniz konusunda daha önce hazırladığım yazılar ve videolar size yardımcı olabilir! 
  • İhtiyaçlarınızı karşılamaya odaklanın. Bu daha iyi hissetmek için neye ihtiyacınız olduğunu keşfetmekle mümkün olur. Yapabilmek için kendinize şu soruları sorabilirsiniz: “Şu anda neye ihtiyacım var?”, “Bu yaptığım beni nasıl hissettiriyor?”, “İstediğim bu mu yoksa bunu sadece bir başkası için mi yapıyorum?” 
  • İşleri kendi hızınızda yapın. Herkes değişime farklı bir hızda uyum sağlar. Etrafınızdakilerden daha yavaş ya da hızlı adapte olabilmeniz, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez.
  • Sınırlarınızı bilin. Başkalarına karşı açık olun ve kabul edilebilir olduğuna inandığınız şeyleri belirleyin.
  • Etkili iletişim kullanın. Bu, sınırlarınızı ve değerlerinizi hem kibar hem de sağlam bir şekilde iletmeniz anlamına gelir. Nasıl yapabileceğinizi öğrenmek için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.

İhtiyacınız olduğunda yardıma hazırım!

Tüm olan bitenlerden endişe ediyorsanız, yalnız değilsiniz.

Ne hissettiğinizi veya nasıl ifade edeceğinizi bilmeseniz bile, benimle iletişime geçebilirsiniz. Size destek olmak için elimden geleni yaparım, bana ulaşmak için buraya tıklayın.

Yorumlar kapatıldı.