İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kaygıyı Artıran Davranış Alışkanlıklarıyla Başa Çıkma

Her insan hayatının bir döneminde hatta çoğu döneminde kaygılanabilir. Kaygı bizi canlı tutar ve görevlerimizi tamamlamamızı sağlar. Ancak kaygı seviyesi fazla yükseldiğinde tam tersine bizi doyasıya yaşamaktan alıkoyar ve görevleri tamamlamamızı zorlaştırır. Bu yazımda kaygıyla başa çıkmak için kullandığınız ancak aksine kaygınızı artıran davranış örüntülerinden ve bunlarla nasıl başa çıkabileceğinizden bahsedeceğim.

Kaygıyı Artıran Davranışlar

Kaçınma Davranışları

Kaygı duyulan durumdan kaçınma en sık rastlanan başa çıkma yöntemlerinden biridir. Ancak atlanan nokta şudur: kaçındıkça, kaygı anlık olarak azalsa da uzun vadede kaygılanılan durumla hiç karşılaşılmadığından olumsuz düşünceler pekişir ve kaygı artar.

Mesela sosyal fobisi olan bir kişi eğlenceli biri olmadığını düşünüyor ve arkadaşlarıyla bir kafede buluşmaktan kaygılanıyor diyelim. Bu kişi yüksek ihtimalle kaçınacak ve türlü bahaneler uydurarak arkadaşlarıyla buluşmayacaktır. Buluşmaktan kaçındıkça anlık olarak rahatlayacak ancak kendisini sosyal olarak geri çekmiş olacak ve arkadaşlık ilişkileri zamanla zayıflayacaktır. Bu durumda kişi “eğlenceli değilim” düşüncesini aslında bizzat kendisi pekiştirmiş olur. Oysa kaygı duyduğu halde buluşmaya gitseydi, çok fazla muhabbet etmese bile en azından sosyal olarak geri çekilmemiş ve arkadaşlık bağlarını korumuş olacaktı.

Kaygı Yaratan Konuyu Düşünmemeye Çalışmak

Bu başa çıkma yöntemi de temelde kaçınma davranışıdır diyebiliriz. Bu yöntemi deneyen kişiler çok iyi bilir ki, düşünmemeye çalışmak işe yaramadığı gibi daha fazla düşünmenize sebep olacaktır. Bunun yerine bilinçli olarak kaygı yaratan konuyu durumu veya objeyi düşünmek ve eğer mümkünse çözüm yolu aramak kalıcı ve sağlıklı rahatlama sağlar.

Destek İstemekten Utanmak

Bazı durumlarda kişi kaygılanmanın bir zayıflık göstergesi olduğu gibi yanlış ve işlevsiz düşüncelere sahip olabilir. Veya kaygılandığı durumun başkalarınca saçma bulunacağından, anlaşılmayacağından endişe edip ne yakın çevresine durumdan bahsediyor ne de bir profesyonelden yardım almayı kabul etmiyor olabilir. Ancak sosyal destek ve psikolojik destek kişinin kaygılarının azalmasına ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olacaktır.

Ne Yapmalıyım?

Eğer yukarıdaki maddeler size tanıdık geliyorsa, kaygınızı farkında olarak veya olmadan besleyip büyütüyorsunuz demektir.

Bu durumda yapmanız gerkenler:

  • Kaçınmayın: Kaygı yaratan durumdan kaçınmak yerine yüzleşirseniz, aslında korktuğunuz kadar kötü olmadığını göreceksiniz.
  • Ertelemeyin: Erteleme davranışı zamanla kendinize olan inancınızı ve güveninizi zedeleyecektir. Ertelemek yerine harekete geçin, her şekilde hiçbir şey yapmamaktan daha iyi sonuç alacaksınız.
  • Kaygınızın üzerine gidin, özellikle düşünmeye çalışın: Kendinize günün belirli zaman diliminde yarım saat “kaygılanma zamanı” ayırın. Belirlenen bu zamanda kaygı yaratan düşüncelerin ve durumların üzerine gidin.
  • Destek almaktan çekinmeyin: Eğer kendi başınıza kaygı ile başa çıkamıyorsanız korkmayın, terapi desteği ile tedavisi mümkün. Bir klinik psikolog veya psikiyatristle iletişime geçmenizi tavsiye ederim.

Sonuç olarak: kaygılanmaktan kaçınmayın, kaçınmaktan kaçının.

Yorumlar kapatıldı.